Highlight

Apple beklenen ürününü tanıttı.. “iPad”

Son bir senedir Apple firmasının netbook pazarına giriş yapması bekleniyordu. Fakat Apple beklenenin tersine bambaşka bir tarzda ürünü geliştirdi.

Aşağıdaki videodan iPad’i izleyebilirsiniz.

Ürünün Amerika fiyatları da şu şekilde..

2009′da neler oldu?

2009 un son günlerinde yıl içerisinde yaşadığımız teknolojik gelişmelere göz atalım.

Geçen senenin başında 2009′un telekom sektörü için çok önemli bir yıl olacağından bahsediliyordu. Bunun nedeni sektördeki iki yeni yenilikti. Numara taşınabilirliği ve 3G…

Numara taşınabilirliği Türkiye’de büyük ses getirdi. Bütün operatörler birbirlerinden abone kapmak için kampanya yarışına girdiler. Bu süreçte en iddialı kampanyayı Avea gerçekleştirdi (ayda 67TL’ ye tüm yönler sınırsız). Fakat maalesef Avea’nın altyapısı kampanyanın gölgesinde kaldı. İnsanlar hatlarını kullanamadı. Bu Avea’da abone kaybına neden oldu. Benzer kampanyalar Turkcell ve Vodafone’dan da geldi. Fakat sonuçlara baktığımızda pastanın büyük dilimi yine Turkcell’de kaldı. Hatta dilimi birazcık daha büyüdü.

Numara taşınabilirliği hızla devam ederken sektörün ikinci bombası 3G hayatımıza girdi. Operatörler 3G gelmeden önce ön başvuruları topladıklarında rakamlar inanılmazdı. Milyonlarca kişi kayıt yaptırmış ve 3G nin gelmesini bekliyordu. Tabii 3G uyumlu telefon satışları da bi hayli yükseldi. Fakat bu artış ve talep çok uzun sürmedi (operatörler bunun aksini iddia etse de)… Aslında bu gayet normaldi. 3G sadece EGDE’in yerine geçmeyi başardı. Oysa 3G ile beraber mobil uygulamaların da çıkması gerekiyordu. Çıkan birkaç uygulama insanların ihtiyacını karşılamadı. Bunun yanında 3G nin fazla enerji tüketmesi de eksilerden biri oldu (benim kullanmama sebebim budur). 3G telefonlarda bekleneni karşılayamazken taşınabilir bilgisayarlarda etkili oldu. 3G modemler inanılmaz satış rakamlarına ulaştı. Bence seneye bu zamanlarda 3G için çok daha iyi şeylerden bahsediyor olacağız.

3G ile beraber telefon modelleri de gelişmeye başladı. 2008 yılında Türkiye ve dünya’daki iPhone çılgınlığı, 3GS modelinin çıkmasıyla devam etti. Ama 2008 deki satış rakamlarına ulaşamadı. Yılın sonlarına doğru Google’ın mobil işletim sistemi olan Android’li telefonlar ülkemize gelmiş olsa da etkisini 2010 yılında göstereceğini düşünüyorum.

Internet bu sene mobil dünyasındaki gelişmelerin gölgesinde kaldı diyebiliriz. Ülkemizde internet sektörü açısından çok fazla değişiklik olmadı. ADSL pazarında TTNET %95 lik payı ile liderliğini sürdürdü. Mynet senelerdir sürdürdüğü klasik yapısını online müzik servisi Kavun ile değiştirdi.

Bununla beraber ülkemizde Facebook ile başlayan sosyal ağ kavramı giderek gelişmeye başladı. Sosyal ağların öncü servislerin Twitter ve Friendfeed kullanımında artışlar meydana geldi. Hatta konu ile ilgili televizyon programları bile yapılır oldu (Sosyal Alem).

Sosyal medya bu sene içerisinde markaların da dikkatini çekmeyi başardı. Çeşitli sektörlerdeki markalar kendilerini sosyal medya dolayısıyla internet üzerinden tanıtmaya başladı. Bu durum şirketlerde yeni bir title ın doğmasına sebep oldu. “Sosyal medya uzmanı”.

2009 yılında dikkati çeken bir diğer nokta da oyun konsolu piyasasında gerçekleşti. Türkiye’de Sony PlayStation 3 ve Nintendo Wii, alışıldık oyun anlayışını bir adım daha ileriye taşıdı. Bu gelişmeler de satışları bi hayli arttırdı.

2009 yılı içerisinde birçok önemli insan hayatını kaybetti ama içelerinde biri vardı ki tüm dünyayı etkiledi. Michael Jackson, sahnelere dönmeye hazırlandığı dönemde hayatını kaybetti.

Gelişen teknoloji sinema sektörünü de hareketlendirdi. Özellikle üç boyutlu filmler izleyicilerin dikkatini çekmeye başladı. 2009′un sonunda vizyona giren Avatar filmi büyük bir talep gördü.

Bilişim dünyasında da gelişmeler son hız devam etti. 2009′da Microsoft yeni işletim sistemi olan Windows 7′yi piyasaya çıkardı. Kötü bir Vista deneyiminden sonra Windows 7 bana ve birçok insana ilaç gibi geldi. Diğer taraftan Apple firması da 2009 yılında ciddi ataklar yaptı. Özellikle ülkemizde mac kullanıcılarının sayısı bi hayli arttı. Fakat maalesef mac ler hala çok pahalı. 2009 yılı içerisinde kendinden fazla bahsettirmemiş olsa da “Cloud Computing” deki gelişmelerin yankılarını 2010 yılında duyacağımızı düşünüyorum.

Bence 2009 özellikle mobil ve internet sektörü açısından güzel bir “hazırlık” yılı oldu.

2010′un daha yenilikçi ve rekabetçi bir yıl olması dileklerimle hepinize şimdden iyi yıllar dilerim…

TTNET Online İşlem Merkezi

ttnetUzun zamandır yayında olmasına rağmen kısa bir süre önce keşfettiğim TTNET online işlem merkezi gerçekten yararlı bir servis olmuş. Internet bağlantısı ile ilgili işlemler için bayilere veya genel müdürlüğe gitmek gerekirken en azından tarife değişikliğini online işlem merkezi üzerinden gerçekleştirmek mümkün.

Bunun dışında TTNET servisleri satın alınabilir, fatura ödemeleri gerçekleştirilebilir ve bilgilerinizi güncelleyebilirsiniz. Ben tarife değişikliğini yaptıktan birkaç dakika sonra yeni internet hızımın aktif olduğunu gördüm.

Umarım çok yakında kampanyalar ile ilgili işlemleri de buradan yapabiliriz.

Neler var? Neler yok?

Tatil dönüşü işlerin yoğunluğundan bloğu çok boşladım. Vakit buldukça yazmak lazım. En iyisi kısa kısa yazmak lazım. Bu süre içerisinde neler var neler yok kısaca bakalım;

1- Turkcell blogger lar için geçtiğimiz haftalarda “Turkcell’li yaşam günleri” adlı bir organizasyon düzenledi. Katılamadığım için gece hakkında yorum yapamıyorum ama sevgili Alp Solak gecede tanıtılan ürünler ile ilgili bir döküman gönderdi.

Turkcell’li yaşam urun kiti

2- Android işletim sistemli telefonlar Türkiye pazarına girmeye başladı. Şu anda piyasada Samsung i7500 ve General Mobile DSTL1 modelleri bulunuyor. Bu iki ürünün incelemesini Teknosohbet’te izlemiştik. Buyrun hatırlayalım…

3- Google yeni iletişim altyapısını geliştirdiği Google Wave servisini sınırlı sayıda kullanıcı ile beta testine açtı.

4- İşetim sistemini çıkarmaya hazırlanan Google, şimdi de müzik servisini duyurdu. Detaylar için buyrun Webrazzi linkine…

Gelişmeler şimdilik bu kadar…

İnceleme: Nokia N97

13Nokia N serisinin çok yakında piyasaya çıkacak olan son modeli N97′yi sizler için inceledim. Başlamadan önce bu yazının yazılmasında en büyük katkısı olan Marjinal‘e çok teşekkür ederim.

Detaylı incelemeye başlamadan önce genel olarak Nokia N97, bir cep telefonunda yaşayabileceğiniz mobilite ve multimedya özelliklerini başarılı bir biçimde sunuyor. Tasarım açısından “5800 Express Music” modeli ile benzerlikler taşıyor olsa da, QWERTY klavyesi, 5 megapiksellik kamerası ve birçok yeni özelliği ile fark yarattığını söyleyebilirim.

Kutu içeriğine göz atacak olursak;

41 adet N97 :) , 1500 mAh batarya, cep telefonları için standart haline gelen MicroUSB-B şarj cihazı, MicroUSB-B’den eski şarj cihazlarına uyum için adaptör, istediğiniz kulaklığı kullanmayı sağlayan kablolu-mikrofonlu kumanda, 3.5” kulaklık, kulaklık padleri, son derece şık olarak hazırlanmış stylus,  MicroUSB-B – USB veri aktarım kablosu, temizleme bezi, kullanma klavuzu ve Nokia OVI yazılım cdsi.

Telefonun dış görünümüne baktığımızda ön yüzde dokunmatik ekran, sensör, kamera, telefon açma-kapama tuşu ve menü tuşu bulunuyor. Menü tuşu diğer Nokia modellerinin tersine ortada kullanılmamış. Kullanmaya ilk başladığımda menü için ekranın ortasındaki (numpad’i açmaya yarayan) tuşa basmaya başladım ama klavye ile kullanmaya başladığımda menü tuşunun doğru yerde komunlandığını anladım.

Telefonun sol tarafında veri aktarımı ve sarj için kullanılan Micro-USB-B girişi ve tuş kilidi düğmesi bulunmakta. sağ tarafında ses açma kapama (fotoğraf modunda zoom) butonu ve fotoğraf çekme butonu yer alıyor. Telefonun açma kapama düğmesi ve kulaklık girişi de üst tarafta yer almakta.

Nokia N97′nin en göze çarpan özelliği olan QWERTY klavyesi, ekranın üstte doğru açılması ile ortaya çıkıyor. Ekranın yatay olarak açılması da kullanım açısından kolaylık getirmiş. Fakat klavyedeki birçok eksik hemen göze çarpıyor. Bunlardan en önemlisi klavyeye kısayollar atayamamanız. Shift tuşu sayesinde metinleri seçebiliyorsunuz ama CTRL tuşu olmadığından kopyala-yapıştır gibi temel klavye fonksiyonlarını yerine getiremiyorsunuz. Ayrıca “i” harfine menüden ulaşmak biraz saçma olmuş.  QWERTY klavyenin sol tarafında navigasyonu ve tıklamanızı sağlayan bir alan bulunuyor. Fakat burada özellikle navigasyonun sadece 4 yönle sınırlı kalması özellikle web sitelerinde dolaşırken kullanımı zorlaştırıyor.

Telefonun 360*640 çözünürlüğü ve parlak nHD kalitesinde görüntü veren dokunmatik ekranı, multitouch özeilliği taşımıyor. Herhangi bir tuşa basmada sorun olmamasına rağmen parmağınızla scroll etmek istediğinizde sorun yaşayabiliyorsunuz. Aynı zamanda yatay kullanımda 16:9 formatında görüntü veriyor. Ekranın yatay duruşu da gözönüne alındığında rahatlıkla altyazılı bir filmi izlemeniz mümkün.

Nokia N97 işletim sistemi olarak Symbian 60 serisi 5. jenerasyon OS 9,4 işletim sistemini kullanmış. Ana ekran dışında diğer Nokia modelleri ile benzer özellikler taşımakta. Telefonun ana ekranı yatay ve dikey olarak 6 parçaya bölünmüş. Bu bölümlerin biri hariç diğerlerini ekleyip-çıkarabilir, “widget” adı verilen uygulama parçacıklarını (rehber, uygulama kısayolları, facebook, havadurumu, mail, hızlı arama düğmeleri, diğer yüklü uygulamalar…) ekleyebilirsiniz. Bu şekilde kendi özel ekranınızı yaratmış oluyorsunuz. Tabii buradaki uygulamaların data alışverişi yaptığı ve telefonun şarjını harcadığını unutmamak gerekir.

Nokia N97′nin bir diğer yeni özelliği de dahili 32 GB lık hafızası. Aynı zamanda harici olarak Micro SD (16 GB a kadar destekliyor) kartlarını kullanabiliyorsunuz.

Telefonun 5 megapiksel ve Carl Zeiss mercekli kamerası dikkati çeken diğer biz özelliği. Ayrıca auto focus, red-eye rediucation, image stabilizer, selft-timer gibi özellikleri de bulunuyor. Kameranın flash özelliğinin başarılı olduğunu söylemek çok güç. Özellikle fotoğraf çekimlerinde çok etkisiz kalıyor. Video çekimlerinde başarısız olduğunu söyleyebilirim.

Telefonun web tarayıcısı daha önceki modellerde kullanılan tarayıcıdan. Kullanım açısından (birazda ekran boyutunun sayesinde) zorluk yaşamıyorsunuz. Fakat dokunmatik ekran ve QWERTY özellikleri, tarayıcı ile fazla entegre olamamış.

Telefonun konuşma sesi, dışarıya verdiği ses ve kulaklıklardan verilen ses gayet başarılı. Konuşma sırasında veya multimedya özelliklerini kullanırken herhangi bir sorun yaşamıyorsunuz. Telefonun 3.5” lik kulaklık girişi diğer artı özelliği. Bu sayede istediğiniz kulaklıkla kullanma imkanı buluyorsunuz.

Telefon birçok uygulama ile beraber geliyor. Özellikle Facebook uygulaması çok kullanışlı olmuş. Çektiğiniz fotoğrafları rahatlıkla upload edebiliyorsunuz.

Genel olarak baktığımızda Nokia bu modeli ile diğer N serisi telefonlarının bir adım önüne geçmiş. Fakat beni en çok rahatsız eden özelliği telefonun çok yavaş kalması. Piyasadaki en büyük rakibi iPhone ile karşılaştırdığımızda performansının kötü olduğunu söyleyebilirim. Bence Nokia bu telefon için daha farklı bir işletim sistemi kullanması gerekirdi. Fakat iPhone’u çok geride bırakacak bir özelliği de pil ömrü. Özellikle Wifi açıkken pil ömrü iPhone’a göre nerdeyse iki kat daha uzun sürdü.

Nokia N97 için söyleyeceklerim şimdilik bunlar. Bildiğiniz gibi bu haftasonu 3G ile tanışacağız. Umarım sizlere Nokia N97′nin 3G performansı ile iligli de bişeyler yazarım…

Pardus 2009 “Özgürlük İçin…”

2008-12-02_220338_2pardus-tescil2003 yılından bu yana TUBİTAK UEKAE tarafından yürütülen “ulusal işletim sistemi” projesi Pardus, yeni sürümü olan “Pardus 2009″ u piyasaya çıkardı. Yeni sürümü buradan indirebilirsiniz…

Pardus 2009′u incelemeye geçmeden önce bu sürümdeki yeniliklerden bahsetmek isterim;

YALI ve PiSi’de yapılan iyileştirmeler ile kurulum hızı 2 kat artan Pardus 2009, ortalama bir bilgisayara 15 dakikada kurulabiliyor. Ayrıca kurulu sistemde son yapılan güncellemeleri geri almak, silinen önyükleyiciyi tekrar yüklemek gibi kurtarma ve sorun giderme işlemleri de yeni YALI ile yapılabiliyor.

Geliştirilen önbellek sistemi ile Paket Yöneticisi ve PiSi artık çok daha hızlı çalışıyor. PiSi’nin paketleme sisteminde yapılan iyileştirmelerle artık paketler ortalama yüzde20 daha az yer kaplıyor. Öntanımlı olarak delta paket desteğinin açık olduğu Pardus 2009′da paket kurma ve güncelleme işlemleri daha az ağ bağlantısı kullanıyor ve çok daha hızlı yapılıyor. Paket bileşenlerindeki değişiklikler ile artık Paket Yöneticisi’nde istenen araçları bulmak da çok daha kolay.

Sorunsuz ve hızlı bir açılış
Pardus  kullanan sistemlerin açılışı YALI’da güncellemeler ve açılış sisteminde yapılan iyileştirmelerin yanı sıra, temel teknolojileri olan PiSi ve COMAR’a eklenen yeni özellikler sayesinde çok daha hızlı gerçekleşiyor. Pardus 2009’un sunduğu yeni özellikler arasında uzak dosya sistemleri altyapısı için yapılan iyileştirmeler de göze çarpıyor.

Bağlanılan ağı hızlı bir şekilde değiştirebilen Ağ Plasma Programcığı ile sistem servislerini yönetme ve durumlarını masaüstünden takip etmeye yarayan Servis Plasma Programcığı da Pardus 2009 için yeni hazırlanan araçlar arasında yer alıyor. Bütün Pardus yönetim araçlarının yeni KDE4 teknolojileri ile uyumlu çalışacak şekilde gözden geçirilmiş ve iyileştirmeler yapılmış sürümleri de Pardus 2009’da dikkat çeken özelliklerden.

Üstün dosyalama sitemi
Pardus için yapılan geliştirme ve iyileştirmeleri içeren en son kararlı KDE sürümü KDE4, Pardus 2009 ile öntanımlı olarak geliyor. Ayrıca tüm KDE yazılımları da yeni KDE ile uyumlu en güncel sürümleri ile Pardus depolarında yer alıyor. Her bileşenin masaüstünde herhangi bir yere konumlanabildiği ve özelleştirilebildiği Plazmoid teknolojisi, masaüstü ile tam uyumlu Strigi arama teknolojisi, masaüstü ortamı ile bütünleşik efektler ve uzaktan erişim gibi pek çok özellik içeren yeni nesil dosya sistemi yöneticisi Dolphin, kullanıcıları bekleyen yeniliklerden sadece birkaçı.

Yeni nesil dosya sistemi Ext4 de Pardus 2009 ile birlikte öntanımlı dosya sistemi olarak geliyor. Ext3 ile kıyaslandığında hem dosya sistemi yetenekleri açısından hem de dosya sistemi kısıtlamaları açısından çok daha üstün olan Ext4, aynı zamanda Ext3′ten çok daha hızlı çalışıyor. Yepyeni Pardus aracı Sistem Yöneticisi ise sistem genelinde klavye haritası, sistem dili, zaman dilimi gibi temel ayarların çok daha rahat yapılabilmesini sağlıyor.

Pardus, teknolojilerindeki yeniliklerin yanında birçok güncellemeyi de içeriyor:
* KDE 4.2.4
* Linux çekirdeği sürüm 2.6.30
* OpenOffice.org ofis araç seti 3.1
* Firefox internet tarayıcı 3.5
* Gimp 2.6.6
* Xorg 1.6.2pre
* Python 2.6.2
* Texlive 2008
* GCC 4.3.3
* GLIBC 2.9

Dilerseniz şimdi Pardus 2009′u incelemeye başlayalım;

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki Pardus 2009 kurulumu daha önceki kurulum ekranlarına göre daha basit hazırlanmış. Bu durum son kullanıcı için olumlu bir özellik. Çoğu kullanıcı alışkın olduğu Windows kurulum ekranlarından sonra bu tip Linux dağıtımlarını kurmakta zorluk çekebiliyor.

kurulum1kurulum3

Kullanıcıların zorluk çektiği en önemli nokta disk bölümleme kısmı. Pardus 2009′da bu kısım da gayet anlaşılır biçimde hazırlanmış. Sisteminizde yüklü bir işletim sistemi mevcut ve iki ayrı işletim sistemi kuracaksanız, Pardus 2009 bu ayarlamaları kendisi halledebiliyor. Kısa süren kurulumun ardından Pardus 2009′u kullanmaya başlayabiliriz.

Pardus 2009, bilgisayar teknolojileri hakkında temel bilgiye sahip olan ve kişisel bilgisayarlarını klasik ihtiyaçları için kullanabilen tüm kullanıcıları hedefliyor. Bu bakımdan ihtiyacınız olabilecek temel programlar kurulu olarak geliyor. Bunlardan internet tarayıcısı Firefox, ofis ve döküman uygulaması olan OpenOffice, fotoğraflarınızı düzenleyebileceğinzi Gimp, birçok multimedya ve internet uygulamalarının son sürümlerini bulabiliyorsunuz.

firefoxgimp-splash-2.4openoffice4pu

Pardus 2009 ilk açıldığında “Kaptan” adı verilen ve temel ayarlarınızı (grafik özellikleri, network ayarları…) yapmanızı sağlayan uygulama açılıyor. Şunu da belirtmek isterim ki Pardus 2009, hemen hemen tüm donanımınızı sorunsuz bir şekilde tanıyor.

Pardus 2009′u yeni kullananlar Windows’dan alışık oldukları bir masaüstü ile karşılaşacaklar. Menü yapısı Windows ile hemen hemen aynı özellikleri taşıyor. Sadece Pardus, Windows menüsüne göre daha kullanışlı hazırlanmış ;) . Aynı zamanda Windows dan alışık olduğunuz tema uygulaması Pardus’ta da mevcut. Masaüstünüzün görünümünü istediğiniz gibi şekillendirebiliyorsunuz. masaustu

Bu arada ufak bir not. Her ne kadar Pardus’u Windows ile karşılaştırsak da, bir Ubuntu kullanıcısı olarak, Pardus’un, Ubuntu’ya göre performansının daha düşük olduğunu söyleyebilirim. Bunun sebebi KDE’nin daha yavaş olmasından kaynaklanabilir. Ama bunun yanında Pardus, Ubuntu’ya göre kullanımı daha rahat.

Pardus işletim sistemi her ne kadar Türkçe özelliği ile tanınıyor olsa da İngilizce veya farklı dillerde de desteğini sürdürüyor. Eğer sizde Pardus’u Türkçe kullanmak istemiyorsanız, o zaman international sürümünü indirmeniz gerekecektir.

Pardus ilk kurulum sonrası diskte 4 GB lık bir alan kaplıyor. Eğer deneme amaçlı kullanmak isterseniz yaklaşık 10 GB lık disk alanı size fazlasıyla yetecektir.

Görülen o ki ilk sürümünden bu yana Pardus epey bir yol kat etmiş ve kendini geliştirmeye devam ediyor. Pardus 2009, günlük yaşamtınızda kullanabileceğiniz en ideal işletim sistemlerinden biri. Bu başarılı çalışmalarından dolayı başta TUBİTAK UEKAE olmak üzere bu projede yer alan herkesi kutluyorum.

Pardus 2009′u internetten indiremeyenler için kurulum cd sinin buradaki adresten kargo ücretini ödemek şartı ile evinize gelmesini sağlayabilirsiniz.

Önümüzdeki günlerde Pardus’u daha kapsamlı olarak incelemeye devam edeceğiz. Sizde Pardus hakkındaki son gelişmeleri Pardus resmi internet sitesi ve Özgürlük İçin sitesinden takip edebilirsiniz…

Kaynak: Pardus 2009 Basın bülteni

Sansüre HAYIR…!!!

Gün gelipte sokakta yürümenizi, içki-sigara içmenizi, kız arkadaşınıza sarılmanızı-öpmenizi, müzik dinlemenizi, şarkı söylemenizi, spor yapmanızı, takım tutmanızı vb. gibi birçok şeyi yapmanızı yasaklamayacakları ne malum.

 

İnternet özgürlüktür. Özgürlüğüne sahip çık…

 

Özgürlüğüm için Sansüre Sansür’ü destekliyorum.

 

Sansüre Sandür manifestosu için tıklayın