@ NYC – Manhattan Bolgesi Turlari
Sep 26th
Manhattan bolgesinde gezmeye devam ediyoruz. Ilk duragimiz “Muzede Bir Gece” filminden hatirladigimiz Natural History Museum var. Muzeyi tamamen gezmek isteyenlere bir gunun asla yetmeyecegini soylemek durumundayim. Fakat sizde bizim gibi detaylara cok takilmiyorsaniz yarim gunluk bir tur ile muzeyi gezebilirsiniz. Muze icerisinde sergilenen seyler cok ilgi cekmese de icerisindeki ozel gosteriler gununuzun iyi gecmesini sagliyor. Ozellikle uzay ile ilgili olan kismi ve IMAX Salonundaki filmeri izlemenizi tavsiye ederim.
Muzeden ciktiktan sonra hemen karsisinda yer alan Central Park’i gezebilirsiniz. Ama yine hatirlatmakta yarar var. Central Park 800 metre eninde ve yaklasik 8 km uzunlugunda. Yani gezeceginiz bolge her zaman cok sinirli kalacaktir.
Buraya yakin olan bir baska yer de Rockefeller Center. Burada bircok magaza ve yemek yerleri var. Gunun sonunda dinleneceginiz guzel bir yer.
New York’a gelip de simgesi haline gelen ozgurluk heykelini gormeden gitmek olmaz. Bunun icin sabah erkenden Battery Park’da olmaniz gerekiyor. Buradan Liberty Island feribotlarina biniyorsunuz. Bu feribotlar sizi Ozgurluk heykelinin bulundugu Liberty Island ve Ellis Adasina goturuyor. Ilk olarak Liberty adasina cikiyorsunuz. Burada dilerseniz Ozgurluk heykelinin icindeki muzeyi gezebilir veya sadece etrafinda dolanip fotograf cektirebilirsiniz. Ayni zamanda buradan Manhattan’in yuksek binalari cok guzel gorunmekte. Tabii teror saldirilarindan once New York’u ziyaret edenler aradaki farki hemen anlayacaktir. Ikiz kulelerin olmadigi bir Manhattan manzarasi cok farkli gorunmekte.
Liberty Island dan sonra sizleri Ellen Island bekliyor. Bu adanin buyuk bir kismi New York metrosu calismalari sirasinda cikan topraga ait. Bu adanin ozelligi gocmenler New York a ilk geldigi senelerde ilk olarak buraya gelirlermis. Bircok insan buradan geri cevrilmis. Gecenler de getirdiklerini esyalari burada birakmis. Cogu insan kayip olmus. Bu adadaki muzede kayip olan insanlarin isimleri, birakilan bavullari gorebilirsiniz. Ellen Island dan sonra feribotlar sizleri Battery Park’a birakiyor. Parkin icerisinde daha once World Trade Center da bulunan Umut Ikonu yer almaktadir.
Liberty Island ve Ellen Island gezileri gununuzun yarisini alir. Bu noktada gidebileceginiz ilginc yerler arasinda China Town ve Little Italy yer alir. China Town’daki dukkanlarda Cin mali taklit urunleri bulabilirsiniz. Hazir Cin mahallesine gelmisken guzel bir yemek yiyelim diye dusunurseniz bence gormeden karar vermeyin derim. Cunku burasi hijyen acisindan cok da ic acici degil. Yemek icin daha guzel bir alternatif olan Little Italy i tercih edebilirsiniz. Buradaki Italyan lokantalarinda cok lezzetli makarna ve pizzalar yemeniz mumkun.
Manhattan bolgesinde iki gununuzu bu sekilde gecirebilirsiniz. Benden soylemesi
@ NYC – The Empire State & Madame Tussauds Museum
Sep 23rd
Manhattan bolgesinde yapilabilecek iki guzel etkinligi ayni gune sigdirmaniz mumkun. Biri 34th caddede bulunan Empire State binasi. Newyork’un en yuksek binalarindan biri olan Empire State binasinin 86. katindan tum sehri izlemeniz mumkun. Yalniz bu etkinligi acik bir havada yapmanizi tavsiye ederim. Asagida Empire State’te cektigimiz goruntulerin bir videosu var.
Empire State’in ardindan 42. cadde yani Times Square’e dogru yol aldiginizda Madame Tussauds muzesini bulabilirsiniz. Bu muze bilindigi gibi dunyadaki unlu kisilerin mumdan heykellerinin bulundugu bir muze. Asagida bu muzenin icerisinde cektigimiz goruntulerden olusan bir video mevcut.
Biz gunun kapanisini Broadway’de The Phantom of The Opera muzikalini seyrederek noktaladik. Buradaki muzikallerden birine mutlaka gidin. Bilet fiyatlari genelde yuksek gibi gorunse de izlenilen oyunlara deger. Eger biraz daha fazla zamaniniz ve sabriniz varsa Times Square meydaninda ucuz bilet bulabileceginiz TKTS var. Fakat burada uzun kuyruklar sizleri bekliyor olacak.
@ NYC – The Seaport
Sep 22nd
Manhattan bolgesinin sahil kisimlarindan biri olan The Seaport adindan da anlasilacagi gibi bir liman. Icerisinde bircok dukkan ve yemek salonlari bulunan yerde deniz turlarina da katilmaniz mumkun. Yalniz fiyatlar biraz tuzlu. Aslinda bu durum NewYork’un hemen hemen tum turistik alanlarinda mevcut. Bu yuzden katilacaginiz tur ve etkinlikleri secerken 2-3 kere dusunmenizi tavsiye ederim.
Seaport icerisindeki dukkanlarda hemen hemen herseyi bulabilirsiniz. Yalniz buralardan alisveris yapmak (ozellikle giysi) cok mantikli degil. Cunku sehrin bazi yerlerindeki alisveris magazalari cidden cok uygun.
Seaport da yapilacak en guzel sey alisveris merkezinin en ust katindan yemeginizi aldiktan sonra disari cikip Broadway koprusu manzarasi ile etrafi seyretmeniz.
Bir sonraki yazida gidebileceginiz alisveris merkezlerinden bahsedecegim. Simdilik hoscakalin…
@ NYC – Times Square & Broadway
Sep 21st
Newyork’un en meshur yerlerinden biri olan 42st yani namideger Times Square’e uzun suren bir yolculugun ardindan geldik (1 otobus, 2 metro ile yaklasik 1 saat). Metro istasyonundan indikten sonra acayip heyecanlandigimi soylemeliyim. Cunku Newyork’ta yerlesim bolgeleri cok sakin ve genis caddelerden olusuyor. Fakat bu tip yerler inanilmaz kalabalik ve urkutucu olabiliyor.
Metro istasyonundan ciktiktan sonra ilk 5 dakika kendinize zor gelebilirsiniz. Saga sola anlamsiz bir bicimde yurudukten sonra yavas yavas kalabalik ve binalarin inanilmaz manzarasina alismaya basliyorsunuz. Times Square yuksek binalar ve rengarenk reklam tabelalariyla inanilmaz canli bir yer. Ayrica her kosede ayri bir markanin en buyuk dukkanlarini goruyorsunuz. Alisveris konusunda bu dukkanlari tercih etmeniz cok dogru degil. Cunku buradaki fiyatlar dudak ucurtan cinsten. Newyork’ta tum markalarin ucuzlarini bulabileceginizi unutmayin.
Times Square meydanindan ilerlediginizde sizleri Broadway karsiliyor. Dunyadaki muzikallerin baskenti denilebilecek bu yerde hemen hemen tum muzikalleri bulmaniz olasi. Newyork’a geldiginizde mutlaka bu muzikallerden birine gidin. Bilet fiyatlari 50-150 $ civarinda da olsa tiyatrolarin ihtisami ve muzikallerin coskusu buna deger.
Buraya kadar gelmisken Times Square’deki McDonalds ‘a ugramadan gitmeyin. Yalniz menulerin buyuklugunu unutmayin. Cunku bizdeki buyuk secim buranin normali
Gezilmesi gereken diger bir yer ise Hard Rock Cafe. Buranin icerisindeki studyo 54′de Michael Jackson da dahil olmak uzere bircok unlu albumunu doldurmus. Hard Rock cafe icerisinde de bircok unlunun kullandigi enstrumanlar ve onlara ait esyalar sergileniyor.
Onumuzdeki gunlerde Broadway gezilerimiz devam edecek. Simdilik bu kadar. Asagida cektigimiz bazi fotograflari bulabilirsiniz.
@ NYC – Yolculuk ve 1.Gun
Sep 20th
Uzun zamandir planladigim New York gezisine nihayet cikmis bulunuyorum. Dunyanin en buyuk sehirlerinden biri olan (yuzolcumu olarak Marmara bolgesi kadar) New York’u 15 gun icerisinde gezmek biraz zor olsa da, en azindan gorulmesi gereken bircok yerini gezme imkanim olacak. Bu arada da elimden geldigince bu yerleri sizlerle paylasiyor olucam.
Tabii seyahatin beni en cok sikan tarafi 11 saatlik ucak yolculugu idi. Ben THY’yi tercih ettim. Bayram ustu olmasi nedeniyle ucak full dolu oldugu icin cok fazla rahat bir yolculuk yaptigimi soyleyemesem de, ucakta sizin icin hazirlanmis atraksiyonlar 11 saati sikilmadan gecirmenizi sagliyor. Onunuzdeki monitorlerden ucagin kalkisini, seyirini izleyebildiginiz gibi, yaklasik 20 kadar film, dizi, oyun ve bircok aktivite ile sizleri oyalamayi basariyor. Hatta o kadar oyaliyor ki yapmaniz gereken en onemli seyi unutuyorsunuz. Uyumak
.
Sizlere tavsiyem ucakta mutlaka uyuyun. Cunku 11 saatlik yolculugun ardindan Amerika’ya gunduz saatlerinde ulasiyorsunuz. Bu durumda ilk gununuzu yaklasik olarak 30 saat gibi yasiyorsunuz. Zaten uyusaniz da uyumasaniz da 1-2 gun icerisinde kendinize ancak gelebiliyorsunuz…
Havaalanina indikten sonra kendinizi NewYork’ta buluyorsunuz. Ilk indiginizde size hersey Turkiye’deki gibi gelebilir. Aslinda dogrusu da bu. Fakat inmis oldugunuz JFK havaalaninin Istanbul’da kinin 3-4 kati buyuklugunde oldugunu unutmayin
.
Disari ciktiktan sonra gideceginiz yere (eger sehrin turistik kisimlarina gidiyorsaniz) varmaniz bir veya birkac saatinizi aliyor. Iste o anda sehrin ne kadar buyuk oldugunu anliyorsunuz.
Ilk gun yapilacak birsey yok. Eger uyumadiysaniz sizlere tavsiyem oranin saatine gore uyku zamaninda uyumaniz. Yoksa birkac gun geceleri uyanip gunduzleri uyumak zorunda kalirsiniz.
Ilk gun yapmaniz gereken 2 sey var. Birincisi metro ve otobus hatlarinin haritalarini temin edin ve gideceginiz yerleri belirlemeye baslayin. New York’ta hemen hemen her yere metro ve otobus ile gidebilirsiniz. Sehir dumduz oldugu icin her yer bir blok adresinden olusuyor (31th street, 42th street…). Bloklari yuruyerek gecmeyi dusunenler uzun yuruyuslere hazirlikli olsun. Size tavsiyem yuruyeceginiz bloklar arasindaki fark 15-20 kadarsa metroyu kullanmaniz
.
Yapmaniz gereken ikinci sey ise metro kartlarindan almaniz. Metro kartlari ile otobuslere de binebiliyorsunuz. Bizdeki akbil kavrami ile hemen hemen ayni. Metro kartindan herhangi bir cekim yaptiginiz zaman 1 saat icerisindeki aktarmalariniz bedavaya geliyor. Bir bilet yaklasik 2$ a tekabul ediyor.
Kalacaginiz sure kisitli ise sabah erkenden yollara cikmaniz gerekebilir. Daha once de soyledigim gibi New York cok buyuk bir sehir. Ayni zamanda da planlamanizi cok iyi yapmaniz gerekiyor.
Seyahatname den simdilik bu kadar. Bundan sonraki yazilara gezdigim yerleri anlatarak devam edecegim…
3,2,1… “3G”
Jul 29th
Uzun zamandır hemen hemen her yerde karşımıza çıkan 3G nin hayatımıza girmesine artık saatler kaldı. Bu geceyarısından itibaren destekleyen telefonlarda 3G yi kullanabileceksiniz.
Tabii uzun zamandır merak edilen konulardan biri de ücretlendirme idi. Avea ve Turkcell fiyatlarını açıkladı;
Avea
Görüntülü konuşmanın dakikası 10 kr/1 kontor olacak. Abonelere 30 Temmuz – 31 Ekim tarihleri arasında her yöne 15 dakika ücretsiz konuşma imkanı sağlanacak. 3 aylık kampanya süresi boyunca internet paketleri, mevcut fiyatlardan, ancak daha yüksek kapasite ile sunulacak. Aboneler, cepte internet için 100 MB’lik paketten 8 TL/49 kontöre, 2GB’lik paketten ise 35 TL/199 kontöre faydalanabilecek. Kampanya süresince bilgisayardan mobil internete erişimde ise 35 TL’ye 1 GB yerine 2 GB, 55 TL’ye ise 4GB yerine 6GB kapasite sunulacak. Bunun yanında ilk 3 ayda 12 ay boyunca Avea Internet Paketi’ne üye olan abonelere USB Modem ve ayda 600 dakika TTnet WiFi hediye edilecek.
Turkcell
Görülen o ki operatörler daha önce kullanılan GPRS bağlantı ücretleri ile hemen hemen aynı fiyatlandırmayı tercih etmişler.
Fiyatların açıklanmasının yanısıra operatörler 3G servislerini de tanıttı. Aşağıdaki videolardan Avea ve Turkcell’in 3G servislerini izleyebilirsiniz. (Videolar Yahoyt TV den alınmıştır.)
Avea 3G servisleri
Turkcell 3G servisleri
İnceleme: Nokia N97
Jul 27th
Nokia N serisinin çok yakında piyasaya çıkacak olan son modeli N97′yi sizler için inceledim. Başlamadan önce bu yazının yazılmasında en büyük katkısı olan Marjinal‘e çok teşekkür ederim.
Detaylı incelemeye başlamadan önce genel olarak Nokia N97, bir cep telefonunda yaşayabileceğiniz mobilite ve multimedya özelliklerini başarılı bir biçimde sunuyor. Tasarım açısından “5800 Express Music” modeli ile benzerlikler taşıyor olsa da, QWERTY klavyesi, 5 megapiksellik kamerası ve birçok yeni özelliği ile fark yarattığını söyleyebilirim.
Kutu içeriğine göz atacak olursak;
1 adet N97
, 1500 mAh batarya, cep telefonları için standart haline gelen MicroUSB-B şarj cihazı, MicroUSB-B’den eski şarj cihazlarına uyum için adaptör, istediğiniz kulaklığı kullanmayı sağlayan kablolu-mikrofonlu kumanda, 3.5” kulaklık, kulaklık padleri, son derece şık olarak hazırlanmış stylus, MicroUSB-B – USB veri aktarım kablosu, temizleme bezi, kullanma klavuzu ve Nokia OVI yazılım cdsi.
Telefonun dış görünümüne baktığımızda ön yüzde dokunmatik ekran, sensör, kamera, telefon açma-kapama tuşu ve menü tuşu bulunuyor. Menü tuşu diğer Nokia modellerinin tersine ortada kullanılmamış. Kullanmaya ilk başladığımda menü için ekranın ortasındaki (numpad’i açmaya yarayan) tuşa basmaya başladım ama klavye ile kullanmaya başladığımda menü tuşunun doğru yerde komunlandığını anladım.
Telefonun sol tarafında veri aktarımı ve sarj için kullanılan Micro-USB-B girişi ve tuş kilidi düğmesi bulunmakta. sağ tarafında ses açma kapama (fotoğraf modunda zoom) butonu ve fotoğraf çekme butonu yer alıyor. Telefonun açma kapama düğmesi ve kulaklık girişi de üst tarafta yer almakta.
Nokia N97′nin en göze çarpan özelliği olan QWERTY klavyesi, ekranın üstte doğru açılması ile ortaya çıkıyor. Ekranın yatay olarak açılması da kullanım açısından kolaylık getirmiş. Fakat klavyedeki birçok eksik hemen göze çarpıyor. Bunlardan en önemlisi klavyeye kısayollar atayamamanız. Shift tuşu sayesinde metinleri seçebiliyorsunuz ama CTRL tuşu olmadığından kopyala-yapıştır gibi temel klavye fonksiyonlarını yerine getiremiyorsunuz. Ayrıca “i” harfine menüden ulaşmak biraz saçma olmuş. QWERTY klavyenin sol tarafında navigasyonu ve tıklamanızı sağlayan bir alan bulunuyor. Fakat burada özellikle navigasyonun sadece 4 yönle sınırlı kalması özellikle web sitelerinde dolaşırken kullanımı zorlaştırıyor.
Telefonun 360*640 çözünürlüğü ve parlak nHD kalitesinde görüntü veren dokunmatik ekranı, multitouch özeilliği taşımıyor. Herhangi bir tuşa basmada sorun olmamasına rağmen parmağınızla scroll etmek istediğinizde sorun yaşayabiliyorsunuz. Aynı zamanda yatay kullanımda 16:9 formatında görüntü veriyor. Ekranın yatay duruşu da gözönüne alındığında rahatlıkla altyazılı bir filmi izlemeniz mümkün.
Nokia N97 işletim sistemi olarak Symbian 60 serisi 5. jenerasyon OS 9,4 işletim sistemini kullanmış. Ana ekran dışında diğer Nokia modelleri ile benzer özellikler taşımakta. Telefonun ana ekranı yatay ve dikey olarak 6 parçaya bölünmüş. Bu bölümlerin biri hariç diğerlerini ekleyip-çıkarabilir, “widget” adı verilen uygulama parçacıklarını (rehber, uygulama kısayolları, facebook, havadurumu, mail, hızlı arama düğmeleri, diğer yüklü uygulamalar…) ekleyebilirsiniz. Bu şekilde kendi özel ekranınızı yaratmış oluyorsunuz. Tabii buradaki uygulamaların data alışverişi yaptığı ve telefonun şarjını harcadığını unutmamak gerekir.
Nokia N97′nin bir diğer yeni özelliği de dahili 32 GB lık hafızası. Aynı zamanda harici olarak Micro SD (16 GB a kadar destekliyor) kartlarını kullanabiliyorsunuz.
Telefonun 5 megapiksel ve Carl Zeiss mercekli kamerası dikkati çeken diğer biz özelliği. Ayrıca auto focus, red-eye rediucation, image stabilizer, selft-timer gibi özellikleri de bulunuyor. Kameranın flash özelliğinin başarılı olduğunu söylemek çok güç. Özellikle fotoğraf çekimlerinde çok etkisiz kalıyor. Video çekimlerinde başarısız olduğunu söyleyebilirim.
Telefonun web tarayıcısı daha önceki modellerde kullanılan tarayıcıdan. Kullanım açısından (birazda ekran boyutunun sayesinde) zorluk yaşamıyorsunuz. Fakat dokunmatik ekran ve QWERTY özellikleri, tarayıcı ile fazla entegre olamamış.
Telefonun konuşma sesi, dışarıya verdiği ses ve kulaklıklardan verilen ses gayet başarılı. Konuşma sırasında veya multimedya özelliklerini kullanırken herhangi bir sorun yaşamıyorsunuz. Telefonun 3.5” lik kulaklık girişi diğer artı özelliği. Bu sayede istediğiniz kulaklıkla kullanma imkanı buluyorsunuz.
Telefon birçok uygulama ile beraber geliyor. Özellikle Facebook uygulaması çok kullanışlı olmuş. Çektiğiniz fotoğrafları rahatlıkla upload edebiliyorsunuz.
Genel olarak baktığımızda Nokia bu modeli ile diğer N serisi telefonlarının bir adım önüne geçmiş. Fakat beni en çok rahatsız eden özelliği telefonun çok yavaş kalması. Piyasadaki en büyük rakibi iPhone ile karşılaştırdığımızda performansının kötü olduğunu söyleyebilirim. Bence Nokia bu telefon için daha farklı bir işletim sistemi kullanması gerekirdi. Fakat iPhone’u çok geride bırakacak bir özelliği de pil ömrü. Özellikle Wifi açıkken pil ömrü iPhone’a göre nerdeyse iki kat daha uzun sürdü.
Nokia N97 için söyleyeceklerim şimdilik bunlar. Bildiğiniz gibi bu haftasonu 3G ile tanışacağız. Umarım sizlere Nokia N97′nin 3G performansı ile iligli de bişeyler yazarım…


























