Posts tagged Mobil Hayat

2009′da neler oldu?

2009 un son günlerinde yıl içerisinde yaşadığımız teknolojik gelişmelere göz atalım.

Geçen senenin başında 2009′un telekom sektörü için çok önemli bir yıl olacağından bahsediliyordu. Bunun nedeni sektördeki iki yeni yenilikti. Numara taşınabilirliği ve 3G…

Numara taşınabilirliği Türkiye’de büyük ses getirdi. Bütün operatörler birbirlerinden abone kapmak için kampanya yarışına girdiler. Bu süreçte en iddialı kampanyayı Avea gerçekleştirdi (ayda 67TL’ ye tüm yönler sınırsız). Fakat maalesef Avea’nın altyapısı kampanyanın gölgesinde kaldı. İnsanlar hatlarını kullanamadı. Bu Avea’da abone kaybına neden oldu. Benzer kampanyalar Turkcell ve Vodafone’dan da geldi. Fakat sonuçlara baktığımızda pastanın büyük dilimi yine Turkcell’de kaldı. Hatta dilimi birazcık daha büyüdü.

Numara taşınabilirliği hızla devam ederken sektörün ikinci bombası 3G hayatımıza girdi. Operatörler 3G gelmeden önce ön başvuruları topladıklarında rakamlar inanılmazdı. Milyonlarca kişi kayıt yaptırmış ve 3G nin gelmesini bekliyordu. Tabii 3G uyumlu telefon satışları da bi hayli yükseldi. Fakat bu artış ve talep çok uzun sürmedi (operatörler bunun aksini iddia etse de)… Aslında bu gayet normaldi. 3G sadece EGDE’in yerine geçmeyi başardı. Oysa 3G ile beraber mobil uygulamaların da çıkması gerekiyordu. Çıkan birkaç uygulama insanların ihtiyacını karşılamadı. Bunun yanında 3G nin fazla enerji tüketmesi de eksilerden biri oldu (benim kullanmama sebebim budur). 3G telefonlarda bekleneni karşılayamazken taşınabilir bilgisayarlarda etkili oldu. 3G modemler inanılmaz satış rakamlarına ulaştı. Bence seneye bu zamanlarda 3G için çok daha iyi şeylerden bahsediyor olacağız.

3G ile beraber telefon modelleri de gelişmeye başladı. 2008 yılında Türkiye ve dünya’daki iPhone çılgınlığı, 3GS modelinin çıkmasıyla devam etti. Ama 2008 deki satış rakamlarına ulaşamadı. Yılın sonlarına doğru Google’ın mobil işletim sistemi olan Android’li telefonlar ülkemize gelmiş olsa da etkisini 2010 yılında göstereceğini düşünüyorum.

Internet bu sene mobil dünyasındaki gelişmelerin gölgesinde kaldı diyebiliriz. Ülkemizde internet sektörü açısından çok fazla değişiklik olmadı. ADSL pazarında TTNET %95 lik payı ile liderliğini sürdürdü. Mynet senelerdir sürdürdüğü klasik yapısını online müzik servisi Kavun ile değiştirdi.

Bununla beraber ülkemizde Facebook ile başlayan sosyal ağ kavramı giderek gelişmeye başladı. Sosyal ağların öncü servislerin Twitter ve Friendfeed kullanımında artışlar meydana geldi. Hatta konu ile ilgili televizyon programları bile yapılır oldu (Sosyal Alem).

Sosyal medya bu sene içerisinde markaların da dikkatini çekmeyi başardı. Çeşitli sektörlerdeki markalar kendilerini sosyal medya dolayısıyla internet üzerinden tanıtmaya başladı. Bu durum şirketlerde yeni bir title ın doğmasına sebep oldu. “Sosyal medya uzmanı”.

2009 yılında dikkati çeken bir diğer nokta da oyun konsolu piyasasında gerçekleşti. Türkiye’de Sony PlayStation 3 ve Nintendo Wii, alışıldık oyun anlayışını bir adım daha ileriye taşıdı. Bu gelişmeler de satışları bi hayli arttırdı.

2009 yılı içerisinde birçok önemli insan hayatını kaybetti ama içelerinde biri vardı ki tüm dünyayı etkiledi. Michael Jackson, sahnelere dönmeye hazırlandığı dönemde hayatını kaybetti.

Gelişen teknoloji sinema sektörünü de hareketlendirdi. Özellikle üç boyutlu filmler izleyicilerin dikkatini çekmeye başladı. 2009′un sonunda vizyona giren Avatar filmi büyük bir talep gördü.

Bilişim dünyasında da gelişmeler son hız devam etti. 2009′da Microsoft yeni işletim sistemi olan Windows 7′yi piyasaya çıkardı. Kötü bir Vista deneyiminden sonra Windows 7 bana ve birçok insana ilaç gibi geldi. Diğer taraftan Apple firması da 2009 yılında ciddi ataklar yaptı. Özellikle ülkemizde mac kullanıcılarının sayısı bi hayli arttı. Fakat maalesef mac ler hala çok pahalı. 2009 yılı içerisinde kendinden fazla bahsettirmemiş olsa da “Cloud Computing” deki gelişmelerin yankılarını 2010 yılında duyacağımızı düşünüyorum.

Bence 2009 özellikle mobil ve internet sektörü açısından güzel bir “hazırlık” yılı oldu.

2010′un daha yenilikçi ve rekabetçi bir yıl olması dileklerimle hepinize şimdden iyi yıllar dilerim…

Neler var? Neler yok?

Tatil dönüşü işlerin yoğunluğundan bloğu çok boşladım. Vakit buldukça yazmak lazım. En iyisi kısa kısa yazmak lazım. Bu süre içerisinde neler var neler yok kısaca bakalım;

1- Turkcell blogger lar için geçtiğimiz haftalarda “Turkcell’li yaşam günleri” adlı bir organizasyon düzenledi. Katılamadığım için gece hakkında yorum yapamıyorum ama sevgili Alp Solak gecede tanıtılan ürünler ile ilgili bir döküman gönderdi.

Turkcell’li yaşam urun kiti

2- Android işletim sistemli telefonlar Türkiye pazarına girmeye başladı. Şu anda piyasada Samsung i7500 ve General Mobile DSTL1 modelleri bulunuyor. Bu iki ürünün incelemesini Teknosohbet’te izlemiştik. Buyrun hatırlayalım…

3- Google yeni iletişim altyapısını geliştirdiği Google Wave servisini sınırlı sayıda kullanıcı ile beta testine açtı.

4- İşetim sistemini çıkarmaya hazırlanan Google, şimdi de müzik servisini duyurdu. Detaylar için buyrun Webrazzi linkine…

Gelişmeler şimdilik bu kadar…

“Patlıcan !!!” Avea dan bir kampanya patlaması…

Numaramı kısa bir süre önce Avea’ya taşıdığımda o kadar da korkulacak bir operatör olmadığını gördüm. Konuşma kalitesi her ne kadar düşük de olsa gerçekten çok hesaplı konuşulabileceğini öğrenmiş oldum. Fakat benim telefon kullanımımın %80′ini GPRS oluşturduğu için ve Avea’nın mobil internet çözümlerini yetersiz bulduğumdan eski operatörüm Turkcell’e geri dönmeye karar vermiştim.

Eşim ve sevgili arkadaşım Burak‘ın yaşadıklarından sonra çok doğru bir karar aldığımı anladım.

 

Burada oturup Avea’yı diğer operatörler ile karşılaştırmak istemiyorum. Her operatörün kendisine göre artıları ve eksileri var. Fakat benim anlayamadığım nokta şu. Bu nasıl bir kampanyadır ki şirketiniz asıl fonksiyonunu yapamaz hale gelir?

Cep telefonu iletişiminin lüks sayıldığı yılları çok geride bıraktık. Birey başına 2 telefon hattı düştüğü bir yerde lüks tüketimden bahsederken, kişilerin ihtiyaç duyduğu bir hizmet olduğunu da unutmamak gerekir. Bu öyle bir ihtiyaçtır ki arabanız dağın başında bozulduğunda yardım çağırabilir veya doğurmak üzere olduğunuzu kocanıza haber verebilirsiniz.

Ben hayatımda cep telefonunun zevk için kullandığını görmedim. Cep telefonu kullanımı hep “ihtiyaç” olmuştur. Bu bilinçle hareket ettiğiniz zaman hiçkimsenin ayda X liraya sabah akşam bedava konuşma ihtiyacı çekmeyeceğini anlarsınız.

Şimdi gelelim Avea’nın kampanyasına. Avea (umuyorum ki öyledir) bu kampanyaya başlamadan önce X kişi bu hizmeti kullanır ve bu kişilerin yaratacağı trafik de Y olur şeklinde bir tahmin yürütmüştür. Peki neden bile bile lades oldu? Yanıtı çok açık (işte beni sinirlendiren nokta da bu); numara taşınabilirliği ile kendisine müşteri çekmek için bu tip bir kampanya başlattı. Hatlarının kilitleneceğini, insanların birbirleriyle iletişim kuramayacağını bile bile.

Nil (eşim) ve Burak gibi insanlar çok rahat hatlarını kapatabilir veya başka bir operatöre geçebilirler. Fakat bunu yapamayacak olan insanların suçu ne? Sırf yeni müşteri kazanmak için milyonlarca insanı böylesine zor durumda bırakma hakkını Avea’ya kim veriyor?

Bu arada Avea’nın müşteri hizmetlerindeki pişkinliklerinden ve Avea’nın bu konu ile ilgili Turkcell’i karalama kampanyasından bahsetmiyorum bile.

Bu aralar moda olan bir sözle yazımı tamamak istiyorum. Benim için Avea bitmiştir…!!!

“Mobil internet” tarifeleri

Birkaç sene önce bu tip bir yazıya başlarken ilk söyledğimiz söz gprs destekli telefonların sayısının arttığı yönünde oluırdu. Bugün artık bu söylemlerin bir üst noktasındayız. Artık telefonlar elimizin altındaki minik browserlar haline geldi.

Geçtiğimiz sene yaşanan Facebook patlamasından sonra çoğu insanın cep telefonu üzerinden hesaplarını takip etmeye başladığını biliyoruz. Bunu mobil internet bankacılığı uygulamaları takip etti. Tabii bütün bunlar en pahalı bağlantı türü olan gprs’in kullanımını arttırdı. Operatörler de kullanıcılarına bu ihtiyaçlarını daha hesaplı bir şekilde karşılamaları için birtakım paket ve fiyatlandırmalar getirdi. İşte 3 operatörümüzün mobil internet tarifeleri;

Vodafone

Vodafone “Kendini Aşan GPRS Tarifesi” (bu tip iddalı isimlere bayılıyorum) adını verdiği ve açıkcası nasıl işlediği konusunda hiçbir fikrim olmayan tarifesinde fiyatlar şu şekilde;

hesabinibilentable

Bunun dışında simkart desteği bulunan bilgisayarlar ile aşağıdaki fiyatlara internete girebiliyorsunuz;

1 GB’lık paket 35 TL / 300 kontör
3 GB’lık paket 50 TL / 450 kontör

Avea

Avea kullanıcıları cep telefonlarından aşağıdaki fiyatlara internete girebiliyor. Şunu söylemeden geçemeyeceğim aşağıdaki fiyatlandırmayı neyi düşünerek yapmışlar bulabilen varsa bana da anlatsın.

Faturasız hat haftalık paket 5 MB/hafta 9 kontör/hafta
Faturalı hat aylık paket 5 MB/ay 5 TL/ay

Bunun dışında Avea faturalı hat kullanıcıları simkartlarını kullanarak bilgisayarlarından internete şu fiyatlara girebiliyorlar;

250 MB’lık paket 25 TL
1 GB’lık paket 35 TL
4 GB’lık paket 55 TL

Turkcell

Turkcell kullanıcıları cep telefonlarından internete girmek için aşağıdaki fiyatları ödüyor;

Günlük kullanım30 MB sınırlı  1TL/10 kontör
Haftalık paket (sadece kontörlü) 50 MB sınırlı 25 kontör
Aylık paket 100 MB sınırlı 9 TL/90 kontör

Bunun dışında Turkcell kullanıcıları simkartlarını kullanarak bilgisayarlarından internete şu fiyatlara girebiliyorlar;

1 GB’lık paket 39 TL / 400 kontör
3 GB’lık paket 59 TL / 600 kontör

Üç operatör değerlendirildiğinde cep telefonundan internete girişte Turkcell, günlük paketi ile avantajlı bir alternatif sunsa da aralarında en pahalı olanı. Avea ve Vodafone’un fiyatları eşit gibi görünüyor. Bunun dışında bilgisayardan internete girişte yine Turkcell aralarında en pahalısı. 4 GB lık paketi ile Avea en hesaplı paket konumunda.

Turkcell 3g ile yeni ISP olabilir mi?

Soru1: Turkcell 3g ile yeni ISP olabilir mi?

Soru2: ISP?

Cevap2: ISP (Internet service provider). Yani Türkçe’si sizi internete bağlayan aracı kuruluş. Örnek: Türk Telekom, Superonline.

Soru3: 3g’nin avantajları nedir?

Cevap3: Yaz aylarına doğru kullanmaya başlayacağımız 3g teknolojisi sayesinde opertörler birçok yeni servisi kullanıcılarına açacak. Bunların içinde en önemlileri mobiltv, görüntülü konuşma sayılabilir. Aslında bu servislerin hepsi şu anki teknoloji ile sağlanabilse de bağlantı hızının düşük olmasından servislerin kalitesi düşer ve aynı zamanda pahalı olan GPRS yüzünden abonelerden alınan ücretler artar.

3g bağlantı hızı yaklaşık 6 Mbit. Yani evinizde kullandığınız standart ADSL hızının 2-3 katı. Bu demek oluyor ki bu teknolojiyi sadece cep telefonlarından değil, aynı zamanda internete bağlanmak istediğimiz tüm noktalarda kullanabiliriz. Şu anda piyasada bulunan simkartlı laptoplar, connect kartlar buna yardımcı olan en büyük donanımlar.

3g teknolojisi ile operatörünüzün kapsama alanında (evde, işte, otobüste, otobanda)  internete bağlanabilirsiniz. Hatta elektrikler kesilse bile siz piliniz bitene kadar bağlı kalırsınız. Bunun gibi birçok avantajları sayesinde 3g, internet için iyi bir alternatif olabilir.

Cevap1: Avantajları sayesinde 3g, internet için iyi bir alternatif olabilir dedik. Ama asıl sorunun cevabı da tam burada başlıyor.  Turkcell  sahip olduğu A tipi lisans sayesinde 3g bulutunun en büyük alanına sahip. Bu alanı nasıl kullanacağını henüz bilmememize rağmen servisi kullanmanın bir bedelinin olacağı aşikar. Zaten 858 milyon TL değerindeki lisansın bedava servis edilmesini beklemek haksızlık olur. Buradaki en kritik nokta bu servisin ne kadar olacağı ve sınırlarının ne olacağı?

Ben 4 Mbit sınırsız ADSL kullanıcısıyım. Her ay yaklaşık olarak 89 TL fatura ödüyorum. Eğer Turkcell 3g teknolojisini sınırsız olarak 100 TL ye verse hiç düşünmeden ADSL aboneliğimi iptal ederim. Aradaki 11 TL fark ile Türkiye’nin her yerinden internete girer, 6 Mbit bağlantı hızının avantajlarından yararlanırım. Bununla beraber evimdeki ADSL modemden, kablolardan kurtulmuş olurum.

Dediğim gibi ücretlendirme çok önemli. Eğer Turkcell piyasadaki ISP lere rakip olabilecek aralıkta fiyatlar seçerse o zaman yeni bir ISP miz olmuş olur. Kim bilir belki o zaman mevcut ISP ler fiyatlarında indirim yapar. Yine kazanan biz oluruz :)

Avea’ya geçtim

Başlıktan da anlaşılacağı gibi kullanmış olduğum Turkcell hattımla beraber Avea’ya taşındım. Aslında bu taşınma çalıştığım şirketin Türk Telekom grup şirketi olmasından kaynaklanıyor. Bu sayede “Türk Telekom Grup Şirketleri” tarifesinden yararlanabileceğim.

Taşıma ile ilgili işlemleri şirketim hallettiği için herhangi bir yorum yapamasam da geçişim sorunlu başladı. Bana verdikleri Avea hattı faturasız olduğundan geçiş sonrası hattım da faturasız oldu. Bende sorunu Avea müşteri hizmetlerine ilettim. Şu anda problem çözülmeye çalışılıyor.

Gelelim bir haftalık Avea deneyimime;

Read the rest of this entry »

Blackberry Curve 8900

Blackberry Bold 9000 modelinden sonra Blackberry yeni modellerini de çıkarmaya hazırlanıyor. Özellikle merakla beklenen dokunmatik ekranlı modeli olan Storm dan önce Bold’a göre daha ucuz olacağı açıklanan Curve 8900 modeli yolda. 

Telefonun tasarımına baktığımızda Bold da kullanılan yes/no/menü/back tuşları kullanılmış. Klavyesi Bold’a göre daha basit hazırlanmış. Telefon yine Bold’a göre daha ince ve daha hafif.

Ekran Bold un bütün özellikleri ile aynı tasarlanmış. Curve 8900 de EDGE yani HSPDA özelliği bulunmuyor.

Bold’a göre bir diğer eksiği de arkadaki kapağın deri olmayışı. Tabii bu eksiklik mi yoksa fark mı tartışılır :)